Dr. Fuat Sanaç MANEVİ MUFHUMLAR VE MÜSLÜMANLAR
booked.net
Yazı Detayı
27 Nisan 2021 - Salı 21:51 Bu yazı 16 kez okundu
 
MANEVİ MUFHUMLAR VE MÜSLÜMANLAR
Dr. Fuat Sanaç
mail@mail.com
 
 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Toplumsal yapının güçlü olup olmadığını ortaya koyan temel etkenler; insanlar arası ilişkilerde ifadesini bulan sevgi, saygı, sabır, merhamet, hoşgörü ve adalet gibi insani değerlerdir.

Elbette insanın tabiatında bencilllik/egoistlik, ben merkezli, yani kendini esas alan, arzu ve istekleri şahsileştiren eğilimler vardır; bunları tümüyle silmek ve ortadan kaldırmak mümkün değildir.

Fakat bunlara mukabil insanın insanlığa iyi ve güzel şeyler verecek kabiliyetleri de vardır ve bu kabiliyetler şahâser bir kişiyi şekillendirebilmektedir. 

 

İslam toplumu olarak ilk insanla başlayıp bu güne gelmiş ve bu günden ebede gideceğine inandığımız ilahi bir dinin bizlere ve tüm insanlığa sunulmuş, zor zamanlarda yar ve yardımcı olan mefhumlarımız var ki, hayatın her alanı belirlenmiştir. 

 

İslam toplumu olarak bizleri ayakta tutan, güçlü kılan, birleştiren, zor zamanlarımızda destek aldığımız, özel günlerde bizleri bir araya getiren, paylaştıkça sevincimizi çoğaltan, kederimizi azaltan tarihin süzgecinden geçerek günümüze kadar uyulduğunda faideleri görülmüş bu mefhumlardır. 

 

Toplumda birlik ve beraberlik içinde yaşamak, barış ve huzur ortamının tesis edilmesini sağlamak için manevi atmosfere ihtiyaç vardır.

Manevi mefhumların korunması ailede başlar sonra da eğitim ve öğretimle devam eder. 

 

Manevi  mefhumlar olmadan toplumda duygu ve düşünce birliği oluşamaz.

Duygu ve düşünceler davranış olgunluğuna, yani muamalata dönüşürse maneviyatı destekler.

Önemli olan değerler manzumesinin kaynağına erişmek ve o kaynaktan beslenmektir; bize göre ilk kaynak Kuran-ı Kerim ve onun öğreticisi Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir. 

 

Toplumlar fertlerden meydana geldiği için Müslüman olan her ferdin Kur’an-ı Kerim’in belirttiği gibi evvela iyi kul olması gerekir: 

 

‘’Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah'ın azabından kendinizi kurtarmış) olursunuz.’’(Bakara, 21)

 

Toplumsal değerlerin başında örnek kişilik yer alır; her Müslümanın hal ve hareketleri, sözleri, davranışları, iş ve eylemeleri, fikriyatı ve fiiliyatı nedeniyle örnek olduğu veya örnek aldığı kişilik içinde yaşadığı toplumun değerlerini, inançlarını, davranış biçimlerini dikkate almak zorundadır.

Manevi yönü güçlü görülen insanların, maneviyat dünyamıza verdikleri yarar veya zararların uzun yıllar unutulmadığı tarihi bir gerçekdir.

Her toplumun örnek aldığı şahsiyetler vardır; bizim örnek modelimiz alemlere rahmet olarak gönderilen, her çirkinlikten bir güzellik çıkartan, dürüstlüğü ve şevkatiyle dünyanın ritmini değiştiren son Resul Hz. Muhammed aleyhi s-selam’dır. 

 

İslam Toplumu olarak bizim inancımız Kuran-ı Kerim’in ifade ettiği gibi barış, kardeşlik, dürüstlük, ahlak ve erdemliliktir ve bu da sevgi, saygı, adalet, hoşgörü, vicdan, insaf, ahlak, din, hürriyet prensipleri üzerinde inşa edilmiştir: 

 

‘’Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.’’(Bakara, 208)

 

Bizim paylaşmamız sevgiye benzer, paylaştıkça çoğalır. ‘’Bölüşürsek tok oluruz bölünürsek yok oluruz’’ düsturu bizim için bir yaşam tarzıdır ve vazgeçilmez değerlerimizden biridir; her toplumda olduğu gibi İslam Toplumu olarak bizde de (belkide daha fazla olarak)  yardımlaşma/dayanışma/paylaşma gibi tüm insanlığı kapsayan değerlerimiz var, mesela “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” veya “Birlikten güç doğar” düsturu yaşanmış, yaşatılmış ve hayatımızın bir parçası olmuştur. 

 

Biz insanları ve toplumu ilgilendiren meselelere karşı tek yürek ve tek bilek olmasını bilen, belaların def edilmesi, zararın en aza indirilmesi için mücadelede başı çeken ve de içinde yaşadığımız toplumun kurum ve kuruluşlarıyla birlikte hareket edebilen bir değerler manzumesinin temsilcileriyiz. Kur’an-ı Kerim’de belirtildiği gibi: 

 

’’Ancak iman edip yararlı işler yapan kimseler başka; onlar için kesilmez bir mükafat vardır.’’(Tin Suresi, 6) 

 

Yani, insan, iyilikleri ve güzellikleri alabilecek nitelikte yaratılmıştır ve bu yönde eğitilmesi ve yönlendirilmesi tabiatı gereğidir. 

 

Allah (t) bizlere iyi ve güzel işlere vesile olmayı ve yapmayı nasip etsin!

 

Selam ve saygılarımla...

 

 

 

 
Etiketler: MANEVİ, MUFHUMLAR, VE, MÜSLÜMANLAR,
Yorumlar
Haber Yazılımı