Dr. Fuat Sanaç BURUK BİR BAYRAM OLSA DA BAYRAMI BAYRAM GİBİ YAŞAMALI
booked.net
Yazı Detayı
08 Mayıs 2021 - Cumartesi 19:28
 
BURUK BİR BAYRAM OLSA DA BAYRAMI BAYRAM GİBİ YAŞAMALI
Dr. Fuat Sanaç
mail@mail.com
 
 

Bu Ramazan Bayramını sevdiklerinizle beraber sağlık ve huzur içinde geçirmenizi dileyerek yazıma başlıyorum:

Gelişi heyecanla beklenen, gidişi hüzünlendiren bir Ramazan ayını geride bıraktık ve Ramazan Bayramı’na eriştik.

Rabbim ibadetlerinizi kabul eylesin! 



Bir Ramazan daha kısıtlama gölgesinde geçti.

Geçen yıl aynı sofralarda buluşamamak ile başlayan zorlu süreç bu yıl bizleri tamamen ayrı bıraktı.

Her şeye rağmen hayattayız ve zorluklara rağmen çalışıyoruz.

Bu zorlukların meyvesini kazandığımız tecrübelerle inşaallah yaşayacağımız yıllarda yememiz nasip olur. 
 


Mescid-i Aksa’da yaşanan, insanlık dışı nahoş olaylar yaranın üzerine tuz gibi oldu...

Filistinliler bu sene Ramazan Bayram’ı kutlamalarını iptal etme kararı aldılar.

Buna bazı Müslüman’ların da katıldığını görüyorum ve saygı duyuyorum; bu öfkeden veya daha ziyade çaresizliğin dışa vurması olarak telakki edilebilir.

Ben üzülünce karşı tarafın daha da sevineceğinden eminim.

Pandemiden dolayı Cuma namazını bıraktık, teravi namazını bıraktık, umreyi bıraktık, cemaati bıraktık, şimdi Bayramı bırakalım, geriye bir ferdi namaz ve oruç kaldı...! 
 


Dinin emir ve yasakları (Ritüelleri) yaşanırsa din yaşar.

Bayramlar bu değerleri yaşamanın ve yaşatmanın en önemli vesilesidir.

Şimdi biz kendi elimizle değerlerimizin birinden vaz mı geçelim...?

Öfke duyduğunuz ülkelerin yöneticileri siz bayram kutlamıyorsunuz diye üzülmezler!

Müslümanların başındaki idarecilere bir mesaj vermekse gaye, bayramı kutlamamak çok pasif bir harekettir; denilse ki, Bayramda protesto yapacağım, derimki eyvallah!

Fakat, ‘’Bayramı kutlamayacağım ve bunu da iki satır yazıyla bildireceğim’’ derseniz, ya ‘’tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok’’ olur, ya da Müslümanlar arasında tefrikaya neden olur.

Bayramlarımız saadece bu yıl buruk geçmiyorki, yıllardır buruk...

Ne demiş atalarımız: ‘’öfkeyle kalkan zararla oturur.’’

Dini değerlerinize sahip çıkın ve onlara sımsıkı sarılın. 

 


Ramazan Bayramı: Asıl itibariyle  halk arasında fitre diye bilinen sadaka-i fıtır’ın Ramazan‘ın son haftası için verilmesinden dolayı Ramazan Bayramı‘nın hadislerde geçen adı "İydu'I-fıtr" (عيد الفطر), yani Fitre Bayramı’dır.

Fakat genel olarak Ramazan Bayramı daha çok kabul görmüştür.

– Fitre: Ramazan ayında müslümanların ihtiyaç sahiplerine vermesi vacib (Hanefi Mez.) olan bir sadakadır (Buhârî, Zekât, 70-78; Müslim, Zekât, 12-16; Ebû Dâvûd, Zekât, 18; İbn Mâce, Zekât, 21) 



Çocukluğumda babam beni Bayram Namazlarına götürürdü…

Elbette, bir gün öncesinden taksitle de olsa bir çift ayakkabı ve en uygunundan bir takım elbise alınırdı.

O zamanlar, biri bayrama rast getirilen, yılda bir-iki defa alınan ayakkabılar, elbiseler çocuk ruhumuza, beynimize hatta hücrelerimize hiç çıkmayacak şekilde yerleşmiş olduğundan, bizlere her bayram gelişinde aynı cümleyi tekrarlatıyor: ’’Nerede o eski Bayramlar!’’ 


Tabii, zaman geçti, devir değişti artık, "Nerede o eski bayramlar" diye söze başlamak yerine bugünkü bayramların içindeki sevinç ve mutluluğu coşkuya dönüştürüp bu coşkuyu yükseltmeyi çok daha değerli ve çok daha sağlıklı bulduğumu ifade etmek istiyorum. 

Geçmişin bayramlarına özenle methiyeler düzmek yerine bugünün bayramlarına katılarak daha coşkulu hale getirebiliriz, zira böyle yaparsak bayramı manasına uygun olarak kutlamış oluruz.

Bayramı kutladığımızda onu geçmiş bayramlarda özlediğimiz ne varsa ona eklemiş ve daha da coşkulu hala getirmiş oluruz.

Unutmayalım ki, her toplum kendi değeri ile yaşar ve değerler de yaşatıldıkça yaşar! 



Çocukluk günlerine dönmek, aslında bir bayram gününe değil, insanın kendisine, dönmesidir.

Onun için kendi kendimize acaba, yitirilen eski bayramlar mıdır, yoksa kendimizinden bir şeyler mi diye sormakta fayda var.

Tabii bir diğer gerçekte, çocuklukta yaşananla olgunlukta yaşanan anılar arasında çok büyük fark olduğudur.

Bu nedenle geçmişe özlem duygusu nesilden nesile devam edecektir.

Mühim olan geçmişle bugün ve bugünle gelecek arasında bir ahenk sağlamaktır. 



Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın, avucunuza melekler gülller koysun, yüreğiniz coşsun, gönlünüz ferah olsun…

Yiyerek, içerek, gülerek, konuşarak sevab kazanın.

Çünkü Bayramlar Allahu Teala Hazretlerinin müminlere bir hediyesidir, sanki bir aylık orucun toplu bir iftarı gibi... 



Bayramda yapılan ziyaretler, fukarayı gözetmeler, sadakalar, bağışlar, dostlarla sohbet etmeler, büyüklere gösterilen hürmetler, küçüklere şefkatler, herbiri birer nafile ibadettir.

Yüce Rabbimiz, bu muhabbet anını yaşayabilmemiz için bayram günlerinde oruçlu olmayı bile yasaklamıştır.

Esasen, bayram Allah'ın bize verdiği İlahi bir ziyafettir.

Bir gün önce oruç bozmak haramken, bir gün sonra oruç tutmanın haram olması, mü'minlerin düşünce ve duygu dünyasında nimetlerin gerçek Sahibini hatırlatan en etkili bir sebep değil mi?  
 


Bayramlar, rahmetle ve şefkatle dolu günlerin en değerlilerinden…

Tüm küskünlerin barıştığı, sevenlerin biraraya geldiği günler…

Kardeşlik ve dostluk duygularının daha da kuvvetlendiği, Müslümanların neşe ve mutluluk denizinde yüzdüğü sevinç günleri…

Bazan ilkbaharda gelinciklerin güzel bir geleceği müjdelemesi gibi, bazan kardelenler gibi gelen ve hayatımızda acı veya tatlı iz bırakan bayramlar...

Evet Bayramda sevinç kadar hüzün de vardır bazan. Sevdiklerini kaybedenler, vatan hasreti çekenler, ülkeleri savaşla yerle bir edilenler, bir günlük yiyeceklerini dahi temin edemeyenler... 



Bayramı bayram gibi yaşamalı.

Bayram günleri sevinç günleri olduğu için, bu sevincin açıkça gösterilmesine vesile olacak meşru oyun ve eğlencelere de müsaade edilmiştir. (Müslim, Salatu l-îydeyn, 20.)

 
En önemlisi de çocukların bayramı hiç unutmayacak şekilde, yıllar sonra ’’Nerede o eski Bayramlar!’’ diye iç çektikleri tatlı anılar haline dönüştürülmesidir. 

Kardeşliğin pekiştiği, sevgilerin birleştiği, durgunluğa, yorgunluğa, mazlumluğa ve mahsunluğa rağmen yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu, ağzımızı tadlandıran, ruhunuzu ve çevremizi güzelleştiren, gerçekten güzel ve bereketli bir bayram geçirmeniz dileğiyle.  



RAMAZAN (FİTRE) BAYRAMINIZ MUBAREK OLSUN! 



Selam ve muhabbetle... 

 

 
Etiketler: BURUK, BİR, BAYRAM, OLSA, DA, BAYRAMI, BAYRAM, GİBİ, YAŞAMALI,
Yorumlar
Haber Yazılımı